Bir League of Legends Hayranının Sorusu ve Silikon Vadisi'nde Bilgisayar Tarihi Yolculuğu

Zhihu’nun gündem panosuna düşen bir soru, okurlardan tek bir maçı değerlendirmelerini istiyordu: Top Esports, League of Legends Dünya Şampiyonası’nın İsviçre aşamasında Anyone’s Legend’ı 1-0 yendi. Dört saat içinde başlık sitenin gündem listesine tırmandı; bu mütevazı ama anlamlı bir şey. Grup aşamasında bir best-of-one final değildir ve skor tablosu beraberinde kupa getirmez. İnsanları çeken şey tartışmadır: bir draft nasıl okundu, hangi oyuncu koridorunu tuttu, bir avantaj elden kaçırıldı mı. Çinli hayranlar yıllardır oyunu bu ince taneli biçimde konuşmayı öğreniyor ve tek bir harita bunu başlatmaya yetiyor.
Shaoshupai uygulamasından daha sessiz bir paylaşım ters yöne gitti: bir okur, Silikon Vadisi’ndeki Computer History Museum’u ziyaret ettiğini ve kitaplardaki hikâyelerin birden nesnelere bağlandığını fark ettiğini anlatıyordu. Büyük iddialar yok, güzergâh yok. Sadece bir zamanlar yalnızca paragraflar olarak var olan makinelerin karşısında durma deneyimi.
İkisini bir araya koyunca bir örüntü beliriyor. Bunlar, Çinli okurların sevdikleri şeyi takip ettiği iki hız. Biri canlı, ortak ve tartışmacı: bir maç biter, bir başlık açılır ve binlerce kişi aynı kırk dakikaya dair birbirinin okumasını sınar. Diğeri yavaş, özel ve birikimli: bilgisayara ilgi duyan bir okur müzeye bir gün ayırır ve yarısını bildiği bir hikâyeye daha iyi hâkim olarak döner.
Espor başlığı ikisi arasında daha görünür olanı, çünkü bir skor tablosu var. League of Legends’ın Çin’de geniş ve yerleşik bir izleyici kitlesi var ve Dünya Şampiyonası takvimin sabit noktası, dolayısıyla İsviçre aşamasındaki bir harita bile ortak bir olaya dönüşüyor. Hayranların sözcük dağarcığı da buna göre kalınlaştı — draftlar, tempo, taraf seçimi — ve haz sonuçtan çok, sonucun nasıl geldiğine dair anlaşmazlıkta.
Müze paylaşımını ölçmek daha zor ve muhtemelen daha kalıcı. Kişisel bilgisayar tarihi, Çinli okurların çoğunlukla çeviri kitaplar ve forum başlıkları üzerinden karşılaştığı bir konu, bu yüzden yurt dışındaki fiziksel bir koleksiyon bir tür doğrulama işlevi görüyor. Cazibe, insanları memlekette eski donanıma çeken şeyin aynısı: önünüzdeki makine bir illüstrasyon değil, şeyin kendisi.
İki paylaşım da katı anlamda haber değil. Duyuru yok, ürün yok, aktarmaya değer bir rakam yok. Ama herhangi bir Çin platformunun yaşam bölümü tam da bu malzemeyle işliyor: küçük, belirli bir coşku, utanmadan peşinden gidilen ve sonra belki paylaşırlar diye yabancılara sunulan.
İkisinin ortak noktası, küçük bir şeyin hayranı olmaya istekli olmak. Bir video oyununun tek bir haritası, eski bilgisayarlarla dolu bir salon: her biri dar bir kapı ve içinden geçenler genişliği için özür dilemiyor.
Dışarıdaki okurlar için faydalı gözlem şu: Çin’in çevrimiçi dikkati tek bir nehir değil. Bir sonucun saatler içinde tartışıldığı hızlı kanallara ve bir kişinin yıllar boyunca sessizce bir referans çerçevesi kurduğu yavaş kanallara ayrılıyor. Zhihu başlığı ile müze ziyareti bu yelpazenin iki ucunda duruyor ve hiçbiri diğerinden daha temsili değil.